EYE CANDY | İki Deha Buluşursa

The sky is the limit. Yani sınır yok. Yani her şey olabilir ve her şey yapılabilir. Mars'ta koloni kurulmasının planlandığı, limitin gökyüzünü bile fersah fersah aşalı çok olduğu şu günlerde, imkansız diye bir  şey = yok.

Dehalığın kıyılarında dolanan insanlar, kendilerini sınırlandırmadığı ve limitleri zorladıkları için muhteşem işler çıkartıyorlar, zaten bu yüzden dehalar. David LaChapel mesela; kendisinin fotoğraflarına göz gezdirdiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksınız. Yıllar önce Prag'da David LaChapel sergisini gezmiştim. Bir tam günümü sergide geçirdiğimi ve işlerine bakmaya doyamadığımı hatırlıyorum. Aynı şekilde Sergei Polunin; bale dünyasının dövmeli, aykırı, asi, kötü çocuğu. O kadar yetenekli ki; henüz 19 yaşındayken British Royal Ballet'in tarihinin en genç dansçısı olmayı başarmış.


Peki bu iki deha bir araya gelirse ne olur? Görsel bir şölen, tadından yenmez bir iş, izlemelere doyulamayan bir video olur. Üstüne bir de son dönemlerin en güzel şarkılarından biri olan "Take Me to The Church" eklenince, insanı adeta hipnotize eden bir şey çıkar ortaya. Bu şarkının seçilmesi ise durduk yere değil; çünkü video Rusya'nın homofobik politikalarını eleştirmek için yapılmış ve bu nedenle aynı konuyu işleyen "Take Me To The Church" şarkısı seçilmiş.


Işık, Sergei Polunin'in nude taytı, dövmeleri, açılar, koreografi, şarkı, her şey ama her şey mü-kem-mel.  Yapmanız gereken acele bir işiniz varsa, izlemeyi sonraya bırakın derim; çünkü kendinizi bir değil, iki değil, onlarca kez baştan izlerken bulabilirsiniz. Benden söylemesi.